Yükselen Sayılar Yitip Giden Canlar

Fabrikalar, madenler, inşaatlar, yollar adeta savaş alanına dönmüş durumda. İş kazaları ve iş cinayetleri dur durak bilmiyor. 15 Temmuz sonrasında ilan edilen OHAL koşullarında iş cinayetleri artarak devam ediyor.

İklim Değişiyor, Doğa Tükeniyor

İklim değişikliği, kasırgalar, seller, tsunamiler, kuraklık, büyük çevre felaketleri, büyük orman yangınları, depremler… Dünyamız korkutucu ve hızlı bir şekilde değişiyor. Doğa kirleniyor, nefes alamaz hale geliyor. O eşsiz yeşilini ve mavisini gün geçtikçe yitiren dünyamız, koyu ve karanlık bir griye hapsoluyor.

Metal İşçilerinin Mücadele Tarihi: Derinden Gelen Kökler

Maden-İş Çalışma Grubu tarafından hazırlanan "Derinden Gelen Kökler" adlı kitabın tanıtımı, Birleşik Metal-İş'in 70. yıl dönümünde yapıldı. 10 yıldır üzerinde çalışılan ve yüzlerce kişiyle birebir görüşmeler yapılarak ortaya çıkan kitap, Türkiye İşçi sınıfının mücadele tarihinin önemli bir kesitine ışık tutuyor.

Ekonomik Kriz ve Emekçi Kadınlar

Emekçi kadınların sorunları patronlar sınıfının umurunda değil. Kadınlar için gece vardiyalarını kaldırmak, kreş açmak, ücretleri yükseltmek, kadınlara erkeklerle aynı ücreti vermek onların akıllarının ucundan bile geçmez. Bugün ki gibi kriz dönemlerinde emekçi kadınların sorunları katlanarak artıyor.

İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi

İşçilerin hayatlarını ve çalışma yaşamlarını ilgilendiren sorunlar karşısında tepki oluşmaması, çeşitli örgütlülüklerin ortaya çıkmaması düşünülemez. İşte İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi bu alanda son derece önemli çalışmalarla tanınan, ortaya koyduğu raporlar ve çalışmalar sayesinde konuyu görünür hale getiren bir organizasyon.

İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi-Kısa Versiyon

İşçilerin hayatlarını ve çalışma yaşamlarını ilgilendiren sorunlar karşısında tepki oluşmaması, çeşitli örgütlülüklerin ortaya çıkmaması düşünülemez. İşte İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi bu alanda son derece önemli çalışmalarla tanınan, ortaya koyduğu raporlar ve çalışmalar sayesinde konuyu görünür hale getiren bir organizasyon.

İşçi Temsilcileri: Kıdem Tazminatımıza Dokunma!

Hükümet, kıdem tazminatının fona devredilmesini içeren tasarıyı bir kez daha gündeme getirdi. Şimdiye kadar işçi temsilcilerinin fikrini soran olmadı. Dayanışma TV olarak işçi temsilcilerine mikrofonlarımızı uzattık.

Sendikalar Kıdem Tazminatı İçin Eylemde

17 Haziran günü çeşitli konfederasyonlara bağlı sendikalar 15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişinin yıl dönümünde Esenyurt Meydanı'nda "Kıdem Tazminatımız Gaspedilemez" eylemi gerçekleştirdiler.

Kıdem Tazminatı Fon Tasarısı: Uzmanlar Yorumluyor

Hükümet, işçiler uyanmasınlar ve iş güvencelerine sahip çıkmasınlar diye medyayı da devreye sokmuş durumda. İşçilerin kafasını karıştırmak üzere sermaye medyası, sabah akşam yalan ve taraflı haberler yayınlıyor. Uzun yıllar sendikalarda görev alan, işçi sınıfının saflarında duran avukat ve sendika uzmanları, işçileri neyin beklediğini açıklıyorlar.

İşçi Temsilcileri: Kıdem Tazminatımıza Dokunma!

Hükümet, kıdem tazminatının fona devredilmesini içeren tasarıyı bir kez daha gündeme getirdi. Şimdiye kadar işçi temsilcilerinin fikrini soran olmadı. Dayanışma TV olarak işçi temsilcilerine mikrofonlarımızı uzattık.

DİSK: Kıdem Tazminatı İş Güvencemizdir, Dokunma!

DİSK, kıdem tazminatının fona aktarılarak gasp edilmek istenmesine karşı 7 Haziranda Türkiye’nin pek çok bölgesinde eş zamanlı eylemler gerçekleştirdi. Kıdem tazminatının işçilerin iş güvencesi olduğu ve DİSK’in sonuna kadar kıdem tazminatına sahip çıkacağı dile getirildi.

Kıdem Tazminatı Fon Tasarısı: Uzmanlar Yorumluyor

Hükümet, işçiler uyanmasınlar ve iş güvencelerine sahip çıkmasınlar diye medyayı da devreye sokmuş durumda. İşçilerin kafasını karıştırmak üzere sermaye medyası, sabah akşam yalan ve taraflı haberler yayınlıyor. Uzun yıllar sendikalarda görev alan, işçi sınıfının saflarında duran avukat ve sendika uzmanları, işçileri neyin beklediğini açıklıyorlar.

Şişecam İşçileri Grev Yasaklarına Karşı Mücadele Ediyor!

Şişecam işçileri, grevlerinin yasaklanmasını eylemlerle protesto ediyorlar.

Nazım Hikmet: İşçi Sınıfına Sevdalı Bir Ozan

Nazım Hikmet yaşamı boyunca işçi sınıfının mücadelesine inanmış ve eserlerini daima ezilenler, sömürülenler, haksızlığa karşı dövüşenler için yazmıştır. 15 Ocak 1902'de Selanik'te doğan Nazım Hikmet kendi Otobiyografisinde söylediği gibi bir daha doğduğu şehre dönmemiş, dönememiştir. Kavgayla, mücadeleyle geçen bir ömür ona bu fırsatı tanımamıştır.

Kıdem Tazminatı: Yalanlar ve Gerçekler!

Hükümet, kıdem tazminatını bir fona aktarmak ve zamanla ortadan kaldırmak üzere bir kez daha harekete geçmiş bulunuyor. Ancak hükümet işçilerde kafa karışıklığı yaratmak ve acı reçeteyi bal niyetine yedirmek için şöyle diyor: “Biz işçileri düşünüyoruz!” Ama gerçekler hiç de hükümetin açıkladığı gibi değil. Çünkü kıdem tazminatının fona geçmesiyle işçilerin iş güvencesi ortadan kalkacak.

Dünyada 1 Mayıs: Baskı ve Sömürüye Hayır!

Asya’dan Avrupa’ya, Amerika’dan Afrika’ya dünyanın dört bir yanında işçiler, uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günü 1 Mayıs’ta meydanları doldurdular.

Gebze'de 1 Mayıs Coşkusu

İşçi sınıfının 1 Mayıs geleneği dünyada olduğu gibi Türkiye’de de coşkuyla sürdürülüyor. OHAL’e, KHK düzenine rağmen mücadelesinden vazgeçmeyen işçiler taleplerini meydanlarda haykırdılar. Dosta düşmana karşı birliklerinden vazgeçmediklerini ve 1 Mayıs’a sahip çıktıklarını gösterdiler.

Türkiye'de 1 Mayıslar

İşçi sınıfının Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü 1 Mayıs, yıllar boyunca Türkiye’de yasaklı kalmıştır. Uzun yılların ardından 1976’da coşkulu ve kitlesel bir şekilde kutlanan 1 Mayıs, işçi sınıfının kapitalizme karşı mücadelesinin sembolü olmuş ve egemenler Türkiye’de 1 Mayıs’ı işçilerin hafızasından silememişlerdir.

1 Mayıs'ın Doğuşu

İşçi sınıfı 8 saatlik çalışma hakkını kazanmak için büyük mücadeleler vermiş ve büyük bedeller ödemiştir. İşçiler Avrupa'da ve Amerika'da ayağa kalkmış şöyle diyorlardı: "8 saat çalışma, 8 saat dinlenme, 8 saat canımız ne isterse!" Amerikan işçi sınıfı 1886 1 Mayıs'ında iş bırakarak sokaklara çıktı. Egemenler dört işçi önderini idam ederek işçilere gözdağı vermeye çalıştı.

Hitlerden Trump'a, Putinden... Umutsuzluk İçinde Çalkalanan Kitleler

İnsanlık bir kez daha büyük çalkantıların yaşandığı bir dönemden geçiyor. Tüm ülkelerde yaşam standartları düşüyor; gelecek kaygısı ve toplumsal huzursuzluk yükseliyor. Milliyetçi, demokrasi düşmanı, tek adam olmaya hevesli, savaş yanlısı liderler siyaset sahnesinin önüne çıkıyorlar. Peki neden? Neden umutsuz emekçi kitleler kendilerini uçuruma sürükleyecek liderlerin arkasından gidiyorlar?

Mussolini Çok Konuşuyor: İnsanlığın Çıkmaz Sokağa Girdiği Zamanlar

Öyle zamanlar olur ki, insanlar birdenbire kendilerini çıkmaz bir sokakta bulurlar. Yön duygularını ve en önemlisi umutlarını yitiren insanlar, teslim olurlar. Hem de neye ve kime teslim olduklarını tam bilmeden, hesaplamadan… Böyle zamanlar, faşist liderlerin kalabalıkları peşlerinden sürüklediği zamanlardır.

8 Mart'ın Doğuşu

8 Mart Uluslararası Emekçi Kadınlar Günü, işçi sınıfının mücadele ile kazandığı tarihi günlerden biridir. İşçi sınıfının kadınıyla, erkeğiyle, cins ayrımcılığına, kapitalizmin katmerli sömürüsüne, her türlü zulme, militarizme ve emperyalist savaşlara karşı; barış, özgürlük ve eşitlik için verdikleri mücadelenin simgelendiği bir gündür.

Emekçi Kadınlar 8 Mart Mitinginde Tek Adam Rejimine HAYIR diyor

8 Mart Uluslararası Emekçi Kadınlar Günü vesilesiyle 8 Mart Kadın Platformu tarafından “Yaşam Hakkımız, Özgürlüğümüz, Emeğimiz, Bedenimiz İçin Hayır” şiarıyla Bakırköy Özgürlük Meydanı'ında bir miting gerçekleştirildi.

İşçiler Hayır Diyor!

Tek adam rejiminin dayatıldığı referandum yaklaşıyor. Toplumun büyük çoğunluğu tek adam rejimini istemiyor. İşçiler, demokratik hakları ortadan kaldıran; dernekleri kapatan; gazetecileri, aydınları, bilim insanlarını ve muhalif siyasetçileri hapse tıkan; OHAL’i kalıcılaştıran; on binlerce çalışanı işinden eden; grev yasaklayan; emekçileri birbirine düşüren tek adam rejimine HAYIR diyor!

İSİG Meclisi de HAYIR Diyor

Toplumun farklı kesimlerinden referanduma ilişkin çeşitli HAYIR açıklamaları duyuluyor. 25 Şubat Cumartesi günü İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisinin düzenlediği toplantıda uzmanlar, sendikacılar ve çeşitli işçi örgütlerinden katılımcılar referandumda neden “HAYIR” denmesi gerektiğini tartıştı.

DİSK 50. Yılını Kutladı

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu DİSK, 50. kuruluş yıldönümünü 13 Şubat Pazartesi Şişli Kültür Merkezinde gerçekleştirilen bir programla kutladı. DİSK tarihi Türkiye işçi sınıfı mücadelesi tarihi demektir. 13 Şubat 1967’de kurulan DİSK'in 50. yıl kutlamasına birçok işçi, sanatçı, sendikacı, siyasi parti ve emek kurumları temsilcileri katıldı.

Hitler Kitleleri Nasıl Kandırdı?

Alman faşizminin lideri Hitler, tarihin gördüğü en kıyıcı, en zalim, en kanlı diktatördü. Ancak Almanya’nın başında olduğu dönemde kitleleri “zenginlik ve güç” vaadiyle kandırmayı, peşine takmayı başarmıştı. Bugünün egemenleri de “Büyük Türkiye” vaatleriyle kitleleri kandırıyorlar. Tek adam rejimini hayata geçirmeye çalışıyorlar.

Kredi Kartı Reklamlarının Öteki Yüzü: İpotekli Yaşamlar

Patronlar, ücretleri özellikle düşük tutuyor ve işçileri kredi kartına mecbur ediyorlar. Kredi kartı kullanan ve borçlanan işçi, ağır bir yükün altına giriyor. Bu saatten sonra kredi kartı borcu, işçilerin sırtında şaklayan birer kamçıya dönüşüyor. Cepte ki kredi kartı sayısı arttıkça, sırta inen kamçı daha can yakıcı oluyor.

Çocuk Olamayan Çocuk İşçiler

Dünyanın birçok yerinde küçücük elleri ve bedenleriyle boylarından büyük işleri yapan, kilolarından büyük ağırlıklar taşıyan, yetişkinlerin yapabileceği işlerin altına koşulan çocuklar, yoksul işçi ailelerinin çocuklarıdır. İşçi çocuklarının çoğunun kaderidir küçük yaşta ekmek peşinde koşmak! Kimi için eli ekmek tuttuğu yaştan, kimi için ise ekmek tutmaya başlamadan, başlar “ekmek kavgası”.

Güney Kore ve Japonya: Asya-Pasifik’te İşçilerin Mücadelesi Büyüyor

Emperyalist savaş Asya-Pasifik bölgesini de tehdit ediyor. Japonya ve Güney Kore’de mücadeleci sendikalar; işçilerin haklarına dönük saldırılara, nükleer santrallere karşı anti-kapitalist bir perspektifle ve enternasyonalist bir ruhla mücadele ediyorlar. Japon işçiler 6 Kasımda Tokyo’da ve Güney Koreli işçiler 12 Kasımda Seul’de meydanlara çıktılar.

Sayfalar

dayanışmaTV RSS beslemesine abone olun.